İçeriğe geç

Üniversite mezunu askere ne diye gider ?

Üniversite Mezunu Askere Ne Diye Gider? Savaş Stratejisi mi, Esprili Bir Geri Dönüş mü?

İzmir’de bir sabah, kahvemi almış, pencerenin önünde güneşin tam karşımda doğmasını izlerken bir düşünce aklıma geldi. “Üniversite mezunu askere ne diye gider?” dedim kendi kendime. Ama gerçekten, bir üniversite mezunu olarak askere gitmek, insanın içinde değişik bir gariplik yaratıyor. Çünkü okulda öğrendiklerin ile askerde öğrendiklerin, çoğu zaman birbirine ne kadar da zıt!

O sırada, hemen yanı başımdaki arkadaşım Ahmet’in kahkahasını duydum. “Bence tam da bu konu üzerine bir yazı yazmalısın!” dedi, hani şu ‘sürekli espri yapan’ arkadaşım. Haklıydı, çünkü o an, gerçekten bu kadar ilginç bir soruyu kimse sorgulamamıştı. Şimdi, hep beraber bu soruya biraz gülümseyerek bakalım: Üniversite mezunu askere ne diye gider?

Askerlik Öncesi: “Hadi, Git Gördüğünü Yap!”

Şimdi, askere gitmeye hazırlanan bir üniversite mezunu, bir süre önce bitirdiği okulla ilgili büyük bir gurur yaşıyor olabilir. “Evet, ben psikolojiden mezunum, ama valla askerde de insanları çözebilirim!” diyerek içinden geçirebilir. Gerçekten de, askere gittiğinizde, oradaki insanları çözmeye çalışmak gibi bir hedefiniz olabilir. Ama ne yazık ki, askerde herkesin bir psikolojisi aynı değildir. Kısacası, okulda öğrendiklerinizi askerde bir kenara bırakıyorsunuz.

Mesela, birkaç gün önce Ahmet’le konuştuk.

Ben: “Yani bir üniversite mezunu askere ne diye gider ki? İşin sırrı şurada: Askerdeki her şey, kitabı kapatıp gerçek hayata başlamak gibi. Herkes birbirini anlamaya çalışırken, aslında herkes birbirini anlamamaya çalışıyor.”

Ahmet: “Valla, senin için askerlik, ‘sosyal bilimler’ dersi gibi olacak. Herkesin karakter analiziyle vakit geçireceksin.”

Ahmet’in söylediklerini düşündüm. Evet, belki de bir psikolog olarak, komutanın emriyle ‘savaş stratejileri’ yerine, ‘kişisel gelişim semineri’ vermek çok daha verimli olabilirdi! Ama askerliğin gerçeği başka, komik olabilecekse de bir o kadar ciddiyet gerektiriyor.

Askerlikten Önceki Son Gün: “Hazır mıyım?”

Bir gün, askere gitmeden önceki son akşamımda ne yapacağımı düşündüm. Bütün arkadaşlarım toplanmış, bana moral vermek için bir araya gelmişti. Hani, “bize son kez katıldığın eğlencede hiç düşünme, sadece eğlen!” havası vardı ama bir yandan da içimden şöyle geçiyordum: “Gerçekten askere ne diye gidiyorum ya?”

Bunları düşünürken birdenbire biraz panik oldum. Üniversiteyi bitirip birkaç yıl iş hayatına atılmış, sonra birden askere gitmek… Gerçekten bir geçiş dönemi. Bir de, “askerlik bir meslek değil” diyemiyorsunuz çünkü siz oraya ‘vatani görev’ yapmaya gidiyorsunuz. Ama bir diğer yandan da aklımda kalıyor: Askerliğe gitmek, bazılarına göre bir ‘kapanış’ anlamına geliyor. Bir dönemin bitişi, ama diğerlerinin başlangıcı değil mi?

“Bir dakika, daha üniversiteyi yeni bitirdim! Bu kadar kısa bir dönemde askerlik ne kadar dönüşüm yaratabilir?” diye düşünerek gözlerimi kapattım.

Askere Giderken: “Hadi, Düşünme!”

O an bir ses geldi kafamda: “Sadece git, düşünme!”

Ve gittim. Tabii, tam bir üniversite mezunu olmanın verdiği ‘ağır’ bilgelik ile kendime hayali bir savaş stratejisi çizerek “askerlikteki duygusal zorlukları, kişisel analizlerle geçebilirim” diye düşündüm. O kadar hazırlıklıydım ki! Ama içimden bir ses hala soruyordu: Üniversite mezunu askere ne diye gider?

Birinci günün sonunda, bana “bir şekilde askere gitmenin, eski alışkanlıkları ve sabırlı olmayı öğretmekle ilgili” olduğunu fark ettim. Ancak bazen olaylar tam olarak düşündüğüm gibi gitmiyor. Mesela, nöbet sırasına girdiğimde, kafamda akademik düşünceler yerine “Neredeyim ben?” sorusunu sormaya başladım.

Hani, bir yandan bilimsel birikimim ve akademik yetkinliğimle askerlik yapmaya başlarken, diğer yandan hayatın gerçeklerine teslim oluyorsunuz. Belki de hayat, zıtlıklarla anlam kazanıyor ve askerlik, tam da bu zıtlıkların birleşim noktasında kendini gösteriyor.

Üniversite Mezunu Askere Ne Diye Gider? Sonuç: Kendini Buldum

Sonuç olarak, “Üniversite mezunu askere ne diye gider?” sorusunun cevabını buldum. Askerliğe, işte bu kadar büyük düşüncelerin ve karmaşık teorilerin arasında, “yapılacak görevleri yerine getirmek” gibi basit bir gerçek vardı. Akademik bilgilerinizin bir kenara bırakılıp “belirli bir görevde bulunmak” gibi.

Ve bir gün, askerde her şeyin son bulduğu anı, bir köşeye çekilip şunu düşündüm: Bu kadar stres ve karmaşadan sonra, “Ben kimim?” sorusuna bir şekilde verdiğim cevap, üniversite mezunu kimliğimden çok daha farklıydı.

O yüzden diyorum ki: Askerlik, üniversiteyi bitirmiş birinin, hayatını anlamak için yaptığı son büyük adım olabilir. O yüzden askerlik hakkında düşünmek, bazen gereğinden fazla kafa karıştırıcı olabiliyor ama işin sonunda, her üniversite mezunu, askere gitmeden önce şunu öğrenmeli: Ne diye gidersek gidelim, sonuçta orada yeni bir benlik doğar.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort bonus veren siteler
Sitemap
betci